Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Süreli Yayınlar

 Prizma Yazıları Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca
 Infomag Yazıları Bloomberg Businessweek Yazıları
 Sabah Gazetesi Yazıları Sabah Gazetesi-Pazar Yazıları
 Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu  Türkiye'de İktidar Dergisi
 gazete360 Yazıları Özgür Düşünce Yazıları

 Süreli Yayınlar > Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca > Oyalı...



Oyalı...

Anımsıyor musunuz bilmem? Neyi mi?14 Şubat 2003’ü...

Sevgililer Günü olarak değil...

Dolly’nin öldüğü gün olarak...

Dolly mi?

O zaman Dolly’i size anımsatayım...

***

‘Gerçekleştiremediğim özlemlerimden biri de, derli toplu bir ‘Hayvanlar Ansiklopedisi’ alıp içine gömülmek...

Doğadaki hayvanlar álemini derinlemesine tanımamak, iç organlarını bilmeyen bir canlının durumuna düşmek gibi geliyor bana...

Bir an, hayvanlar áleminden yoksun bir dünya düşünün. Nasıl bir boşluk ortaya çıkardı?

Böylesine büyük bir boşluğu dolduran o álemi daha yakından tanımayı savsaklamak, gerçekten çok can sıkıcı.

Dolly’nin öldüğünü duyunca, bunları yeniden düşündüm. Çünkü koyunların ortalama yaşam süresini bilmiyordum.

5 Haziran 1996’da klonlanarak dünyaya gelen Dolly, 14 Şubat 2003 tarihinde ötenazi yapılarak öldürülmüştü. Yedi yıl yaşamıştı.

Peki, bir koyunun ortalama ömrü ne kadardı?

Dolly’nin yedi yıllık yaşamı inanılmaz serüvenlerle dolu.

Biliyorsunuz, Dolly ‘dünyanın ilk kopya memelisi’ olarak tarihe geçti. Dolly’i İskoç Roslin Enstitüsü klonladı. Enstitü, Finn Dorset türü bir koyununun göğüs hücrelerinden türetti Dolly’i.

Genetik kopyalama yöntemiyle doğurtulan ilk koyunun adının Dolly olmasının nedeni ise, iri göğüsleriydi. Yaratıcıları, bu iri göğüsleri görünce, ünlü Amerikalı country şarkıcısı Dolly Parton’a atfen kendisine Dolly adı verdi.

Dolly’nin doğumu dünyayı fena sarsaladı. Hayvanı kopyalayan insan, insanı da kopyalayabilirdi. Hatta tüm engellere rağmen bunu yapacağını açıklayan bilim adamları da çıktı.

Süre içinde, Dolly’ye olan ilgi bir arttı, bir azaldı.

***

Ölüm haberinden kısa bir süre önce, Dolly’nin erken yaşlandığına yönelik haberler alındı.

Sonra gene bir süre sessizlik oldu.

Arkasından Dolly’ye ötenazi uygulandığı açıklandı. Çünkü Dolly kronik bir akciğer hastalığına tutulmuştu. Bir zaman iyileştirilmesi için çalışıldı. Sonunda bu hastalığın amansız olduğu anlaşıldı.

İskoçya’daki enstitünün, veteriner onayıyla verdiği kararla öldürüldü.

Yedi yıllık hikáye acı bir şekilde sona erdi.

***

Dolly ölmezden iki gün önce, NASA-2001 yılında insansız olarak uzaya fırlatılan WMAP uydusundan gelen verilerden elde ettiği çarpıcı sonuçları açıkladı.

Uydudan gelen veriler, ‘evrenin’ bebeklik hallerinin saptanmasına imkán veriyordu.

Bugün evrenin 13.7 milyar yaşında olduğu anlaşılıyordu. Üstelik sonsuza kadar da genişlemeye devam edecekti.

Bilim adamları bunun ne anlama geldiğini, kendi büyük heyecanlarını çok daha geniş kitleler ile paylaşabilmek için, sadeleştirerek anlatmaya çalışıyor. Princeton Üniversitesi’nden John Bahcall, olup biteni ‘Evrenin şu anda 50’li yaşlarda bir yetişkin olduğunu düşünün, WMAP sayesinde onun 12 saatlik bir bebekken nasıl göründüğünü anlamış olduk’ diyerek açıklıyor.

İnsanoğlu, neredeyse on dört milyarlık bir geçmişin tüm evrelerini saptayan büyük bir atılımı daha gerçekleştiriyor.

***

Masamın üzerindeki Dolly’nin şaşkın bakışlı fotoğrafının bir sürü yerden kesilmiş kupürleri bana öyle bakıyor...

On dört milyar yıla yaklaşan bir evren macerasının çok daha genç bir uydusunun üzerinde, yedi yıllık bir yaşama sahip klonlanmış iri göğüslü Dolly...

***

Dolly’nin ölümü belki tüm macerasını izlediğim için bana etkileyici geliyor. Bunun büyük bir bilimsel dönemeç olmasının bu etkide bir payı olduğunu sanmıyorum.

Yoksa evrenin yaşını ve o yaşın her evresini çözen atılım da muhteşem, klonlama tekniğini hayata geçirmek de...

***

Dolly öyle bakmaya devam ediyor...

Koyunlar ne kadar yaşar diye merak etmiştim.

Unutmadan söyleyeyim, on iki yıl yaşarlarmış.’

***

Tüm bunlar, benim için Dolly’e bir veda yazısıydı...

Hiç de unutmadım...

Bugün konuyu gündeme yeniden getirmeme gelince...

Birkaç gün önce...

Türkiye’nin ilk kopya koyunu doğdu...

Adına da ‘Oyalı’ dendi...

Oyalı’yı Dolly’nin biraz geç doğmuş bir ikizi olarak kabul ediyorum...

İstanbul Üniversitesi bünyesinde 2005 yılından itibaren klonlama çalışmaları yapılmaktaydı...

Devlet Planlama Teşkilatı ve TÜBİTAK destekli projeler kapsamında yer alan ‘’Kopya Koyun Projesi’’ sonuç verdi ve Oyalı dünyaya geldi...

Kendisinin Dolly’den daha mutlu ve uzun ömürlü olmasını diliyorum...


25.11.2007
Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.

E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.