Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Süreli Yayınlar

 Prizma Yazıları Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca
 Infomag Yazıları Bloomberg Businessweek Yazıları
 Sabah Gazetesi Yazıları Sabah Gazetesi-Pazar Yazıları
 Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu  Türkiye'de İktidar Dergisi
 gazete360 Yazıları Özgür Düşünce Yazıları

 Süreli Yayınlar > Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca > Yaşı: 500 Bin yıl...

Yaşı: 500 Bin yıl...

Türkiye’nin ilk homo erectus fosili... Yani... Bir erkeğe ait 500 bin yaşındaki kafatası.

500 bin yaşında bir insan...

Muhakkak ki bu gelişme insanların dünyaya dağılışları konusunda bilim dünyasında büyük fırtına koparacak...

Peki, nerede bulunduğunu biliyor musunuz?

Denizli’de...

Türkiye’de, Denizli’de...

***

Bulunan fosil ‘dik insan’...

Latince deyişle homo erectus...

Başka bir şekilde söylersek modern insanların atası.

500 bin yıllık bir ‘dik insan’, dünyanın en saygın bilim çevrelerini de çok heyecanlandırmışa benzemekte...

Fosil üzerindeki inceleme sonucunun ABD’nin saygın bilim dergilerinden American Journal of Physical Anthropology (AJPA)’da yayınlanması beklenmekte.

Fosil...

İnsan kafatası...

İnsan kafatasının burundan itibaren üst yarısı...

Göz açıklıkları...

Kaşlar ve kafatası kemikleri...

***

Homo erectus’a ait bu kafatası parçası halen Jeolojik Mirası Koruma Derneği (JEMİRKO)’nde bulunuyor...

Derneğin başkanı Prof. Dr. Nizamettin Kazancı, fosile bir hısım akraba yakınlığında...

Bakın, nasıl bir analiz yapıyor?

‘Araştırmaya göre, homo erectus kafatası üzerinde tüberkülozun yol açtığı kemik deformasyonları açıkça görülüyor...

Böyle kemik deformasyonlarının D vitamini eksikliğine bağlı iskelet ve bağışıklık sistemi zayıflığından kaynaklandığı tıp uzmanlarınca zaten biliniyor.

Bilinenler ile fosil üzerindeki buluntular ortak değerlendirildiğinde Anadolu’daki ilk insanların ekvator bölgesinden geldikleri ve siyah derili oldukları sonucu çıkarılıyor.

Ekvator bölgesinden kuzey enlemlere doğru göç eden siyah derili insanların, deri yapısından dolayı vücutlarında daha az D vitamini oluştuğu, bunun da iskelet ve bağışıklık sistemlerini zayıflattığı, böylece tüberküloz dahil hastalıklara kolay yakalandıkları tezinin jeolojik geçmiş için de doğru olduğu anlaşılıyor.’

***

Hısım akraba demem boş yere değil...

Kazancı, Denizli’de bulunan ve şimdi Ankara’da ikamet eden 500 bin yaşındaki insanı şöyle anlatmaya devam ediyor:

‘Yeniliklerden ilki, Türkiye’de ilk homo erectus fosilinin bulunmasıdır.

Fosilin görünen özelliklerine göre, bulunan kafatası parçası, 20-40 yaş arası erkek bireye aittir.

Dünyadaki bütün insanların Afrika kökenli olduğu ve buradan diğer kıtalara dağıldıkları, dağılma sırasında Ortadoğu ve Anadolu’dan mutlaka geçmiş olmaları gerektiği biliniyor ama bir türlü beklenen bulgu elde edilemiyordu.

Bu kafatası parçası, ilk insanların dağılışları konusunda önemli bir boşluğu doldurmaktadır.

Fosilin içinde bulunduğu travertenler, termolüminesans yöntemi ile yaşlandırmalara göre 330 bin yıl ile 510 bin yıl arasında oluşmuştur.

Buluntu yeri 510 bin yıl olarak yaşlandırılan seviyeye çok yakındır.

Dolayısıyla, travertenler içinde kapanlanan iskelet de o zamana, yaklaşık 500 bin yıl öncesine aittir.’

***

Homo erectus, bir de tüberküloz...

Şimdiye kadar veremin birkaç bin yıl önce ortaya çıkan bir hastalık olduğu sanılıyordu.

Halbuki...

Homo erectus’un üzerinde bulunan bu hastalık mikrobunun insanlık tarihi kadar eski olduğu görülmekte.

Üstelik, 20 ya da 40 yaş arası kaybettiğimiz söylenen bu 500 bin yıl öncesine ait erkeği inceleyen herkes tüberküloz olduğunda hem fikir...

ABD de aynı teşhisi koymuş, Almanya da...

***

500 bin yaşındaki adamı inceleyen ekip içindeki Türk araştırmacıları Mehmet Cihat Alçiçek, Mehmet Özkul, Şevket Şen’in yanında Amerikalı John Kappelman ile Alman Michael Schultz isimli bilim adamları da bulunmakta...

Ama fosilin tür tanımlaması...

Kafatasının ve içinde bulunduğu kayaların yaşlandırması, Türk araştırmacılar tarafından gerçekleştirilmiş...

***

Bu 500 bin yaşındaki adama ilk rastlayan kim?

Neden Denizli?

Bunun da hikayesini gene Prof. Dr. Kazancı’dan dinleyelim:

‘Denizli’deki mermer traverten işletmelerden birinde traverten bloklarını kesen işçiler kemik parçalarına rastlıyorlar ve bunu blok içinde çıkarıyorlar.

Kemikleri, o sırada tesadüfen burayı ziyaret eden Pamukkale Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerinden Mehmet Cihat Alçiçek istiyor ve alıyor.

Daha sonra Türkiye jeolojisi için önemli ve korunması gerekebileceği için JEMİRKO’ya iletiyor.

JEMİRKO, Paris Doğa Tarihi Müzesinden Şevket Şen’i de çağırarak örnek üzerinde ekip olarak çalışmaya başlıyor.’

***

Üzerindeki bilimsel incelemelerin tamamlanmasından sonra, sergilenmek üzere ulusal bir müzeye teslim edilecek olan fosilin yaşını düşleyebiliyor musunuz?

İnsan, hem geriye doğru...

Hem de ileriye doğru düşünce egzersizi yapabilen tek varlık.

Bugün, 9 Aralık 2007.

Denizli’de bulunan 500 bin yıllık fosili düşlemek için 500 bin yıl geriye ve bugünden itibaren 500 bin yıl ileriye gidin.

Bundan beş yüz bin yıl sonrasına.

Beş yüz bin yıl sonrasını hayal edebilirseniz, bulunan fosilin değerini de daha iyi anlayabilirsiniz.



09.12.2007


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.

E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.