Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Süreli Yayınlar

 Prizma Yazıları Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca
 Infomag Yazıları Bloomberg Businessweek Yazıları
 Sabah Gazetesi Yazıları Sabah Gazetesi-Pazar Yazıları
 Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu  Türkiye'de İktidar Dergisi
 gazete360 Yazıları Özgür Düşünce Yazıları

 Süreli Yayınlar > gazete360 Yazıları > Ya Fuat Avni Kadınsa

Ya Fuat Avni Kadınsa

Ürkütücü bir erkek vahşetinin tüm kadınları demokratik isyana sürüklediği bir hafta sona ererken rahatsız ve huzursuz edici gelişmeler hız kesmedi.

Bir yandan kız çocukları üzerinden herkesin eğlencesi olan çakma suikast senaryoları piyasaya sürülmek istendi, bir yandan da Tayyip Erdoğan artık insanları bırakıp sanal ortamlardaki fenomenlerle kavga etmeye başladı.

‘Büyük Türkiye Devleti’nin’ ortaya çıkaramadığı sanal bir kimlik olan Fuat Avni’ye maço bir üslupla seslendi:

“Delikanlıysan çık ortaya, gizli olarak niye bu işi yapıyorsun?”

Erkeksen çık ortaya…

Fuat Avni ismini kullanan bir kadın çıksa diye düşündüm…

Madara ettiği yönetim katlarının, toplumun yarısını yok sayan erkeksi diline karşı da alaycı tavrını perçinlemiş olurdu.***

xxx

Siyasal iktidar, izini sürmekten aciz olduğu sanal kimliklerle polemiğe girdiği bir ortamda, kafa kesen IŞİD’in burnumuzun dibinde ortaya çıkıp bizi tehdit etmesi karşısında ‘delikanlı’ gibi Süleyman Şah Türbesi’ni yerle yeksan ederek geri çekiliverdi.

Hatırlayın, Fuat Avni, dün olup biteni yedi ay öncesinden söylemişti.

Ne var ki Ankara arsızca yalanlamıştı.

Ama bir yandan da bölgeyi internetten görebileceğimiz sitelere yasak konmuştu.

Çünkü IŞİD’in kontrolü altında olan bölgede yaşanan çatışmalar nedeniyle, sınırın sadece 30 kilometre ötesinde bulunan Süleyman Şah Türbesi’nde bir süredir askerlerin nöbet değişimi yapılamıyordu.

Baktım bizim Halil Poyrazlı Almanya’dan duruma teşhisi koymuş:

“Hocam bence olay şu:

Suriye ve Irak’ta eline geçen tüm türbeleri yerle bir eden IŞİD’in, aynı tarifeyi Süleyman Şah’a da uygulayacağını haber alan AKP hükümeti…

Hani patronu tarafından işten atılan işçinin patronuna ‘hayır sen beni kovamazsın ben istifa ediyorum’ çıkışı hesabı, IŞİD türbeyi basıp 44 Türk askerini öldürüp seçim öncesi kendilerini zor durumda bırakmadan türbeye operasyon düzenledi ve bayrak dikip poz verdikten sonra türbeyi yerle bir etti.

AKP’nin havuz medyasını dikkatle izleyin…

Sanki ‘terörist’ dedikleri YPG’den yardım talep etmemişler de, sanki TSK savaş uçaklarıyla ve 50’ye yakın tankla türbeyi basıp yerle bir etmemiş de, sanki bir asker hayatını kaybetmemiş de, sanki Türkiye’ye ait olduğu iddia edilen bölge IŞİD’e devredilmemiş de, türbe ve oradaki askerler güvenlik koridoruna alınmış ve müthiş başarılı bir operasyon yapılmış algısı yaratılıyor.

Nasıl olsa yüzde 50 yiyor bu palavraları!

Çok saygı ve selamlarımla.”

xxx

Siyasal iktidar güçsüzleştikçe uydurma senaryoları da, kaba algı propagandaları da irtifa kaybedip yerde sürünmeye başladı, ‘yiyen’ yüzde 50 var mı, bilemiyorum…

Yerel seçimlerde isabetli tahmin yapan bir kamuoyu şirketinin yöneticisi önceki gün, 4000 kadar denek üzerinden yaptığı son seçim çalışması ile ilgili sonuçları yayınlamak isteyince, bir televizyon yöneticisiyle, bir anket şirketi sahibinden aldığı tepkileri anlatıyordu…

Birinin, anketinde AKP’yi ‘yüzde 46’ göstermez ise yayına çıkaramayacağını, diğerinin de AKP’yi ‘yüzde 42’ altında gösterecek her çalışmayı yapan şirketin başının belaya gireceğini söylediğini yemin billah ederek anlatmaktaydı…

Anketlerde ‘delikanlıca’ algı operasyonu…

xxx

Bir yandan algıları yönetmeye uğraşırken bir yandan da baskıları artırmaya hazırlanıyorlar.

Siyasal iktidarın özgürlükleri, hukuku, demokrasiyi yok eden kara faşizmine karşı ‘temel hak ve özgürlüklerini’ kullanmak isteyen herkesi vurup öldürmeye yönelik bir zorbalığı kaba güç kullanarak Meclis’ten geçirmeye çalışıyorlar.

Öte yandan da kaşkarikolarla ‘ana muhalefet CHP’yi kapatıp tek parti rejimine dönüşebilir miyiz’ aranışları içindeler…

Devlet şiddetiyle kendisine benzemeyen herkesi yok etme arzusu…

Siyasal İslam ‘delikanlılığı.’

xxx

Madem meydanlarda maço tavırlarla ona buna meydan okuyacak kadar yiğitsiniz…

Neden ‘parti programına’ başka bir şey yazıp, şimdi ‘başka bir şeyler’ yapıyorsunuz?

Niyetinizi neden ‘devlet şiddeti’ ardına saklıyorsunuz?

Neden gerçek hedefinizi açıklamıyorsunuz?

Neden halkın büyük kesiminden ödünüz patlıyor?

Neden 17-25 Aralık’tan sonra mahkemelerden fellik fellik kaçıyorsunuz?

Neden bu kadar çok korkuyorsunuz?

xxx

Fuat Avni’yi bulmaktan acizler, IŞİD karşısında tası tarağı topluyorlar, demokratik hakkını kullanmak için sokağa çıkacak herkesi yok etmek istiyorlar, parklardan, bahçelerden, sokaklardan, meydanlardan, statlardan nefret ediyorlar…

Ne var ki devleti, hukuku, mevcut yaralı demokrasiyi kezzapladıkça korkuları da daha çok artıyor…

Uyduruk maço dil kabadayılığı yerine adam olmayı deneseler…

Ve ‘gerçeklerden’ de böylesine ürkmeseler…

xxx

Ama korkuyorlar...

Sadece IŞİD’den, seçim anketlerinden, diğer partilerden, mahkemelerden değil…

Kendi halklarından, insanlarından korkuyorlar.

Böyle deli gibi paniklemelerinin nedeni, milyonlarca insanın gözlerini dikmiş kendilerini izlediğini bilmeleri… 

23.02.2015


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.

E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.