Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Süreli Yayınlar

 Prizma Yazıları Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca
 Infomag Yazıları Bloomberg Businessweek Yazıları
 Sabah Gazetesi Yazıları Sabah Gazetesi-Pazar Yazıları
 Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu  Türkiye'de İktidar Dergisi
 gazete360 Yazıları Özgür Düşünce Yazıları

 Süreli Yayınlar > Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca > Avrupa’da kilisenin laikliğe taaruzu mu?

Avrupa’da kilisenin laikliğe taaruzu mu?

Bilmem farkında mısınız, www.ikincigrup.com başlıklı bir web sitesi var...

Başında da Çağlar Şavkay...

Ben her daim, dünyaya dönük gözümü bu sitede dolaştırırım..

‘Dünya vatandaşlığına’ yönelik eğitimin araçlarından biridir o site...

Biz türban ile yatıp, kalkarken, baktım Paris’te yayımlanan saygın dergilerinden Courrier International son sayısında kilisenin Avrupa’da laik siyasete müdahale girişimlerini kapak yapmış ve konuyla ilgili geniş bir dosya yayımlamış...

www.ikincigrup.com sitesinin manşetindeki habere göre; dergi, İspanya’dan El Pais, Avusturya’dan Der, İtalya’dan La Repubblica gazetelerinde çıkan çeşitli yazarların konuyla ilgili yorumlarına yer vererek tartışmanın boyutlarını ortaya koyuyor.

Avrupa’nın başlıca Katolik ülkeleri son günlerde Roma Kilisesi’nin ileri demokrasilerde köklü biçimde yerleşmiş olduğu düşünülen laikliğe yönelik müdahale girişimlerinin etkileri ile yüzleşiyor.

Standart

Örneğin İspanya’da Zapatero’nun ETA ile görüşmesi bahane edilerek seçmenlere açıkça sosyalist lidere oy verilmemesi çağrısı yapılırken, Fransa din değerlerinin cumhuriyet değerlerinden üstün tutulmasına ilk kez bir ‘cumhurbaşkanı’nın ağzından tanık oldu.

***

Avrupalı yazar ve gazeteciler arasındaki kimi yorumlar, kilisenin siyasi bir ‘yeniden fetih’, Reconquista hareketi içinde olduğuna kadar varıyor.

Bütün bu gelişmeler, Papa XVI. Benoit’nın 2006 Eylül’ünde Ratisbonne Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada, dini siyaset sahnesine dönüşe çağırmasından sonra birbiri ardına ortaya çıktı; Madrid, Paris, Roma ve Viyana gibi başkentlerde yankı buldu.

Katolik ülkelerin kiliseleri Papa’nın Ratisbonne mesajını alarak, ülkelerindeki demokrasilerin siyasetlerine doğrudan müdahale etme girişimlerinde bulundular.

Söz konusu gelişmeler, Avrupa’da çok zaman önce halledildiği düşünülen laiklik sorunun hala ‘kırılgan’ olabileceğini göstermesi açısından son derece ilgi çekici.

Kilise ‘haçlı’ seferini bu defa Batılı laik hükümetlere açmış görünüyor.

‘Avrupa’da kilisenin laikliğe taarruzu’ başlıklı yazının söyledikleri bunlar...

***

Çağlar Şavkay da ‘Turunç’ adlı köşesindeki ‘Muhafazakardan laik olur mu?’ başlıklı yazısında Avrupa’daki gelişmeleri yorumluyor:

‘Laiklik üzerinden buralarda yapılan kavga üzerine öylesine kendimizi kaybettik ki, kıta Avrupa’sında da ‘laiklik’ üzerinden yapılan kavgayı görmezden geliyoruz. Oralardaki kavga, buralarda, kimilerinin kavgasına referans olabilirdi veya tam tersine, ötekilerin direnişi için en kuvvetli dayanak sayılabilirdi.’

Vatikan’ın siyaset ve kamu yönetimine doğum kontrolü ve kürtaj gibi konulardaki katı görüşleri ile açıkça müdahale ettiğini anlatan Şavkay şöyle devam ediyor:

‘2.Vatikan Konsili (1962-1965), dinler arası ve ekümenik diyalog, inanç özgürlüğü ve kilisenin modernleşmesi sayılacak dışa açılımını karara bağlamıştı. Ve bu açılımın sembolü olarak, barışmanın işareti olarak Papa, Vatikan’da pazar ayinini katılanlara karşı yüzü dönük olarak yönetirdi. Geçtiğimiz 13 Ocak’ta, 16.Benedict, eski ayin geleneklerine dönülmesi hakkında yayımladığı genelgeye uyarak, 1965 sonrasında ilk defa, inananlara sırtı dönük ayin yönetti.’

***

Geçen hafta Radikal’de de Ceyda Karan aynı konuyu işliyordu... Yazıyı okuyunca İspanya’daki gerginliğin boyutunu daha iyi anlıyordunuz:

‘İspanyol Episkopal Konferansı’na katılan piskoposlar, geçen hafta ayrılıkçı Bask örgütü ETA ile siyasi diyaloğa girdiği gerekçesiyle halkı Zapatero ve lideri olduğu Sosyalist Parti’ye (PSOE) oy atmamaya çağırıverdi. Şüphesiz kilisenin tercihi, diktatör Franco’nun siyasi mirası olan ana muhalefetteki muhafazakar Halk Partisi’nin (PP) iktidara gelmesi.’

Çünkü kilise, her yıl bütçeden milyarlarca avro’luk pay alıyor. Zapatero ise bu miktarı azaltmak istiyor. Kilisenin Zapatero’ya savaş açmasının temelinde de bu var.

Ya diğer ülkeler, onlarda durum ne?

‘İtalya’da orta sol ve laik Prodi hükümetinin, Vatikan’ın siyasi entrikaları sonucunda düşürüldüğü konuşuluyor...

Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, aralık ayında arka arkaya yaptığı Latran ve Riyad konuşmalarında, laiklik kavramının icat edildiği Fransa’da ‘Kilisenin rahibi, cumhuriyet okulunun öğretmeninden önemlidir. Kiliseden öğreneceklerimiz okuldan edineceklerimize kıyasla daha makbuldür’ dedi. Vatikan’ı ziyaretinde ‘Fransa’nın kimliği Hıristiyanlıktır’ diye vurgulamayı da ihmal etmedi.’

***

Korkarım, dünyadan çok koptuk...

İçimize fazla kapandık...

Yüz yıldır tek gıda rejimi gibi ‘laik-şeriat’ tartışmaya devam edeceksek, bari buna paralel dış dünyadaki tartışmalara da göz atalım...

Üşeniyor musunuz, dil mi bilmiyorsunuz?

Ama gene de ‘amaç’ dünyalaşma ise en kestirmeden www.ikincigrup.com’a bakın...

İyi pazarlar...


10.02.2008


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.

E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.