Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Süreli Yayınlar

 Prizma Yazıları Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca
 Infomag Yazıları Bloomberg Businessweek Yazıları
 Sabah Gazetesi Yazıları Sabah Gazetesi-Pazar Yazıları
 Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu  Türkiye'de İktidar Dergisi
 gazete360 Yazıları Özgür Düşünce Yazıları

 Süreli Yayınlar > Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca > Büyük Umutlar

Büyük Umutlar

Çeyrek asırlık hocalık hayatımda, adını her yıl en azından birkaç kez andığım biridir o...

Adını andığıma göre hayatımın da içinde sayarım...

Bu, yaşamını, ölümünü ve ölümden sonrasını da adım adım izlemeye devam ettiğim anlamına gelir...

Neden her yıl adını en az birkaç kez andığıma gelince...

Öğrencilere laboratuarı olmayan sosyal bilimlerde, bilimin nasıl bilim haline geldiğini anlatmak zordur...

Laboratuarı yok ama bilim...

Sosyal bilimler, sosyal değişimin terkisinde gider.

Hayat değişince, hayatı gözleyenin de gözlemi değişecektir.

Bunu anlatmakta zorlanırken edebiyattan da yardım almaya çalışırım.

Charles Dickens işte o zaman gündeme gelir...

* * *
Liberal iktisadın doğumu İngiltere’deki Sanayi Devrimi ile neredeyse at başıdır...

Sanayi Devrimi evrimleştikçe, iktisatta olgunlaşmıştır.

1750’li ve sonrasının sosyal resmini anlatırken yolum her defasında Charles Dickens’a çıkar.

Çünkü o sanayileşmenin başlangıcındaki acımasız jungle’ı olağanüstü güzel anlatmıştır.

Sevgisizliğe...

İkiyüzlülüğe...

Para hırsına...

Ayrımcılığa...

Sonuna kadar karşı çıkmış, Victoria Çağı İngiltere’sinin özellikle de Londra’sını ve orada ömür tüketmiş olan yoksul kitlelerin çilesini kalemiyle ilmik ilmik dokumuştur. 

* * * 

Geçenlerde Charles Dickens’ın kullandığı bazı eşya ve eserlerin açık arttırmaya tabii tutulacağını okudum...

O eşyalar arasında Büyük Umutlar’ı yazdığı masa ve sandalye de var...

Büyük Umutlar, Dickens’ın en çok okunan yapıtı...

Garip bir mirasa konarak Londra’ya gidip ‘beyefendi’ konumuna yükselen köylü genç Pip...

Eski tragedyalardaki öç ve kahır tanrıçalarını andıran Bayan Havisham...

Onun evlatlığı ve kurbanı güzel Estella...

Dalkavuk ruhlu, iki yüzlü Pumblechook Amca...

Eli maşalı abla...

Bataklıkların korkulu düşü katil Magwitch...

Ünlü olduğu kadar tuhaf huylu avukat Jaggers...

Genç köy öğretmeni Biddy...

Köyün demircisi Joe Gargery...

Ve daha nice kahramanlar...

Dickens Büyük Umutlar’da, gördüğü sosyal çirkinliklerin karşısına çıkarken, doğa ve insan sevgisiyle dolu bir dünya da yaratmaya çalışmaktadır.

Köy kökenli genç Pip, Büyük Umutlar’ını gerçekleştirmenin yollarını ararken, kaybettiği değerlerin olağanüstü bir öyküsüdür aslında roman... 

* * * 

Bu romanı yazdığı masa ve sandalye, yazarın ölümünden sonra ailesi tarafından korunmuş, son 40 yıldır da Londra’daki Dickens House Müzesi’nde sergilenir olmuştu...

Ben de zaten hem masayı hem de sandalyeyi o müzede görmüştüm.

Charles Dickens’ın en büyük kızı Mamie de anılarında babasının, 19’uncu yüzyıl ortalarında yapıldığı belirtilen maun masayı, en son 1870’de ölmeden bir gün önce kullandığını anlatır. 

* * * 

Gözler bu masa ve sandalyede olsa da aslında açık arttırmaya konu olacak temel şey Charles Dickens’ın 208 eseri...

Bu, son 30 yılın en büyük Dickens müzayedesi...

Bazıları el yazması olan kitapların 2 milyon dolar değerinde olduğu belirtilmekte...

Merkezi Londra’da bulunan Christies Müzayede Evi’nin New York’taki şubesinde yapılacak olan açık arttırmada...

23 yaşında yazdığı orta yaşlı, göbekli, her dem sakarlık yapan ve bir şekilde başına olmadık işler gelen yazarın ünlü karakteri Mr. Pickwick’in Maceraları’nın anlatıldığı müsfetteler de yer alıyor.

* * *

Baktım, koleksiyonda başka yazarların Dickens romanları hakkında yazdığı 13 tanıtım yazısı da bulunmakta.

Bunlardan biri de Dickens’ın kendisi kadar ünlü ve çocukların ‘workhouse’ denilen yerlerde vahşice sömürülmesini anlatan Oliver Twist adlı romanına ait...

Doğrusu Oliver Twist’e ait o tanıtım yazısını merak ettim.

Çünkü Charles Dickens’ın kitaplarında anlattığı Sanayi Devrimi’nin başlangıcında insafsızca çalıştırılan çocukların, acımasız yoksulluğu, birazda kendi öz yaşamımın hikayesi gibidir.

Eğer, hem Charles Dickens’ın hayatını, hem de Oliver Twist’i okumuş iseniz, doğrusu Oliver Twist mi Charles Dickens’tır, Charles Dickens mı Oliver Twist şaşırırsınız. 

* * * 

Borçlarını ödeyememesi yüzünden babasının hapse atılmasına tanık olan 12 yaşındaki Charles Dickens, maddi sorunlar yüzünden okuldan alınır.

Aile Londra’ya göç eder...

O yaşında bir cila fabrikasında çalışmak zorunda kalır...

Açlığı da yoksulluğu da o küçücük yaşında tanır...

Sanayi çağının başlangıcı, çetin hayat koşullarının fırtınalı ortamıdır.

Bu konular eserlerinde sürekli olarak işlenecektir.

Cila fabrikasından sonra bir noterin yanında katiplik, bir ara bir gazetenin parlamento muhabirliği...

Mutsuz geçen çocukluk, genç yaşlarında yerini biraz daha güler yüzlü bir hayata bırakır.

En güzel romanı David Copperfield de gazetede tefrika edilen eserleri arasındadır.

Çocukların köle gibi çalıştırılmasını eleştiren Antikacı Dükkanı yanında Dickens, ayrıca İki Şehrin Hikayesi’nde Fransız Devrimi’ni, Barnaby Rudge de papalığa karşı 1780 ayaklanmasını anlatır.

* * *

Yazının başında sosyal değişimleri anlatırken Charles Dickens’ın eserlerini ödünç aldığımı söylemiştim.

Haziran’da açık arttırmaya tabii tutulacak Dickens’ın Büyük Umutlar’ı yazdığı masa ve sandalye, o dönemin acımasız koşullarının getirdiği umutsuzluğa şahit oldu.

Ama Sanayi Devrimi bir öncekine göre insanlığa çok daha büyük bir zenginlik ve özgürlük getirdi.

Büyük dönüşüm yıllarının başlangıcındaki derin toplumsal acılar, daha sonraki kuşaklara refah ve özgürlük olarak dönüyor.

Bugün de Büyük Umutlar’ın yazıldığı dönemleri andıran bir aralıktan geçiyoruz.

Bu masa ve sandalyeye sahip olmayı isterdim...

Derin bir sevgi beslediğim Charles Dickens’ın arayıp da bulamadığı o Büyük Umutlar’ı, insanlığın onun ardından gerçekleştirdiklerini, ara sıra kulağına fısıldamak için...


06.04.2008


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.

E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.