Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Süreli Yayınlar

 Prizma Yazıları Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca
 Infomag Yazıları Bloomberg Businessweek Yazıları
 Sabah Gazetesi Yazıları Sabah Gazetesi-Pazar Yazıları
 Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu  Türkiye'de İktidar Dergisi
 gazete360 Yazıları Özgür Düşünce Yazıları

 Süreli Yayınlar > Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca > Kainatın kapısı

Kainatın kapısı

Lafa Dan Brown’la mı başlasak?Bilmeyenler için söyleyelim...

22 Haziran 1964 doğumlu Amerikalı yazar Brown, Amerika Devlet Başkanlığı ödülünü kazanan matematik profesörü bir babanın ve profesyonel dini müzik öğretmeni bir annenin oğlu...

Eğitimini aldığı Amherst Koleji ve Philips Exeter Akademisi’nden mezun olduktan sonra bu okullarda İngilizce öğretmenliği yapmış.

Şifre çözme konularına duyduğu ilgi, onu bu konularda yazmaya sürüklemiş.

Sanat tarihçisi ve ressam eşi de araştırmalarında ona yardım ediyormuş.

1998’de Dijital Kale’yi...

2000’de Melekler ve Şeytanlar’ı...

2001’de İhanet Noktası’nı...

Veeeeeeeee...

2003’te de Da Vinci Şifresi’ni yazmış... 



*** 



2003 yılında New York Times...

Da Vinci Code romanını tüm zamanların en çok satan kitaplarından biri olarak ilan etmişti. Ayrıca Dan Brown, çok satanlar listesinde aynı anda dört kitabı olan tek yazar olma unvanını da almış oldu.

Time Dergisi ise Dan Brown’u dünyayı etkileyen 100 önemli insan arasına aldıydı.

Ben, 2000’e... Brown’un ikinci kitabı Melekler ve Şeytanlar’a geri dönmek istiyorum.

Dan Brown, ikinci romanı Melekler ve Şeytanlar’da simgebilimci Robert Langdon’ın başrolde olduğu, Roma’da geçen, Illuminati adında bir tarikatın entrikalarını anlatır... Ayrıca kitap, ‘Big Bang’ yani ‘Büyük Patlama’ olursa, dünyayı içine çekecek büyük bir kara delik meydana gelecek iddiasında.

Tarih soslu fantastik kurgu yazarının sezgisi doğru çıkacak mı? 

* * * 



Çünkü...

İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan ve Türk bilim adamlarının da görev yaptığı Avrupa Nükleer Araştırma Kurumu (CERN), kainatın oluşmasını sağladığı varsayılan ‘Büyük Patlama’ teorisini denemek için mayısta yer altında bir ‘atom parçalama’ deneyi gerçekleştirecek.

1954’te 12 Avrupa ülkesinin bir araya gelerek kurdukları, parçacık hızlandırıcılarına dayalı parçacık fiziği ve nükleer fizik araştırmaları gerçekleştiren ve jenerik teknolojileri kullanıp geliştiren dünyanın en büyük araştırma merkezi.

80 ülkeden yaklaşık 6 bin 500 bilim adamı CERN’de araştırma yapmakta. CERN’e üye ülke sayısı son olarak 1999’da Bulgaristan ile 20’ye ulaşmıştı.



* * *



Gerçekten bu deneyden sonra dünyayı büyük bir tehlike bekliyor mu?

Gerçekten bir kara delik oluşacak mı? Ve kıyamet kopacak mı?

Isparta’daki uçak kazasında hayatını kaybeden fizikçi Prof. Dr. Engin Arık da CERN’deki Türk bilim heyetinin başkanıydı. Onun trajik ölümüyle bayrağı devralan Türk Fizik Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Baki Akkuş bu soruları şöyle cevaplamakta:

‘Aslına bakılırsa, oradan tam olarak ne çıkacağını kimse bilmiyor.

Bilim insanları da küçük bir ‘Big Bang’ yaratacak makineyi takip ederek, dünyanın nasıl oluştuğunu anlamaya çalışacak.

Üzerinde 14 yıldır çalışılan ve 4.4 milyon sterlin harcanan bu deneye LHC (büyük hadron çarpıştırıcısı) deneyi deniyor.

Deneyle 27 kilometrelik alanda yerin 100 metre altındaki tünellerde dev mıknatıslar kullanılarak bugüne kadar denenmemiş bir hızda ve eksi 271 derecede atom parçacıkları çarpıştırılacak, ‘Tanrı’nın maddesi’ olarak da bilinen kara maddenin oluşumu incelenecek.

Parçacığa kütle kazandıran nedir, anlamaya çalışılacak....

Ben bu endişeleri ciddiye almıyorum.

Sanki büyük bir patlama yaratılacakmış gibi bir düşünce var ama doğru değil.

Bir deney gerçekleştiriliyor ve bu deneyin tüm dünyayı içine alacak bir kara delik oluşturması mümkün değil.’

Uçak kazasında kaybettiğimiz Prof. Arık’ın hayali, Türkiye’nin gözlemci statüsünden çıkıp CERN’e tam üye olabilmesiydi.

Prof. Dr. Arık’ın yıllarca uğraştığı en büyük hayali için ilk adım atıldı.

CERN’e tam üye olunduğu takdirde, Türkiye stratejik teknolojilerin üretiminde söz sahibi ülkeler arasında yerini alabilecek... 



* * * 



Nisan bitiyor...

‘Big Bang’ deneyine biraz daha yaklaştık...

Dünyanın gündemi bizimkinden oldukça farklı...

Onlar kainatı çözmeye uğraşıyorlar.

Ve mayıs yaklaşıyor...

Dikkat edin, önümüzdeki ay kainatın kapısı açılabilir.

Ve Allah muhafaza Dan Brown kehaneti gerçekleşebilir.

Açılan kapıdan giremeden umarım gümbürdemeyiz...


27.04.2008

 


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.

E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.