Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Süreli Yayınlar

 Prizma Yazıları Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca
 Infomag Yazıları Bloomberg Businessweek Yazıları
 Sabah Gazetesi Yazıları Sabah Gazetesi-Pazar Yazıları
 Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu  Türkiye'de İktidar Dergisi
 gazete360 Yazıları Özgür Düşünce Yazıları

 Süreli Yayınlar > Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca > Marksist misiniz?

Marksist misiniz?

5 Mayıs 1818’de Trier’de doğar. Kim?‘Filozoflar dünyayı değişik biçimlerde yorumlamakla yetindiler oysa önemli olan onu değiştirmektir’ diyen Karl Marx...

Alman filozof, devrimci, iktisatçı, gazeteci, filozof ve siyasetçi Karl Marx, felsefede diyalektik materyalizm akımının, ekonomik, siyasi ve felsefi bir sistem olarak da komünizmin kurucusudur. 

*** 

Marx, orta öğretimini Trier’de tamamladıktan sonra Bonn ve Berlin üniversitelerinde hukuk öğrenimi görürken tarih ve felsefeyle ilgilenir, Hegelci E. Gans’ın da derslerini izlemekten geri kalmaz.

Dinin materyalist felsefe açısından eleştirisini yaptığı, Demokritos’un ve Epikuros’un Doğa Felsefelerinin Farklılıkları adlı doktora tezini savunduğunda sene 1841’dir.

1842’de muhalefetteki radikal burjuvalar tarafından kurulan Rheinische Zeitung gazetesinin yazı işleri yöneticiliğini yapar.

Rheinische Zeitung 1843’te kapatıldıktan sonra Paris’e yerleşen Marx, 1844’te Fransız-Alman Yıllıkları’nı yayımlar. Derginin bu ilk ve tek sayısında, Yahudi Sorunu adlı yazısıyla siyasal savaşım konusundaki görüşlerini ilk kez açıklıyordu...

Marx, Saint-Simon, Fourier, Proudhon gibi yazarları okuyarak Fransız sosyalizmini tanımaya çalıştığı aynı dönemde, 1843 yılında, çocukluk arkadaşı Jenny von Westphalen ile evlendi.

Okurken tuttuğu notlardan oluşan 1844 El Yazmaları’nda, ana temasını yabancılaşmanın oluşturduğu hümanist bir felsefe geliştiren Marx’ın, Engels ile dostluğu da yine bu dönemde başlamıştı. 

* * * 

Engels’le ortak ilk metni olan Kutsal Aile’de, tarih felsefesini materyalist görüş açısından eleştirmiş; 1845’te Vorwarts gazetesi yazı kurulu üyeleriyle birlikte sürülünce de Brüksel’e yerleşmiştir.

Birkaç ay sonra Engels’in de Brüksel’e gitmesiyle ortak eserlerinin ikincisini Feuerbach Üzerine Savlar’ı 1845 yılında ve üçüncüsü olan Alman İdeolojisi’ni de 1845-1846 yayımladı.

Kuramsal çalışmalarının yanı sıra, sosyalist işçilerle ve Alman göçmenlerle de ilişkilerini sıklaştıran Marx, Brüksel Alman İşçileri Derneği’ni kurmuş ve Engels’le birlikte bir komünist yazışma ağı da oluşturmuştur.

Komünistler Birliği’nin isteği üzerine Engels ile birlikte 1848’de yazdıkları Komünist Manifesto Londra’da yayımlandığında, 1848 İhtilali patlak verince Belçika’dan da sınır dışı edilen Marx, Köln’e yerleşerek Neue Rheinische Zeitung gazetesini çıkarmaya başladı. Bu gazetede işçilere yönelik makaleler yayımladı.

1848-1849 arasında yasaklanana dek Köln’de Neue Rheinische Zeitung’u çıkarır ve Prusya’dan da sınır dışı edilir.

Almanya’dan, hemen sonra da yeniden Fransa’dan sınır dışı edilince, 1849 yılında, ömrünün sonuna kadar kalacağı Londra’ya yerleşen Marx, yoksulluk içinde yaşadığı bu dönemde iktisat incelemelerine ağırlık verdi.

1857’de iktisat yapıtına bir ‘genel giriş’ ile Marx ‘iktisadına’ ilişkin kapsamlı bir tasarıyı ilk kez ana hatlarıyla ortaya koyar.

1859’da ise ilk iktisat yazısı olan Ekonomi Politiğin Eleştirisi’ni yayımlar.

Temel eseri olan Kapital’i hazırlamaya başladığı dönemler olan 1851-1861 yıllarında Marx, aynı zamanda The New York Daily Tribune gazetesinin Avrupa muhabirliğini yapar.

1864’te Uluslararası İşçiler Derneği’nin kurucuları arasında yer alır. Birinci Enternasyonal’in açılış konuşmasını ve tüzüğünü yazdıktan sonra, Kapital’in birinci cildini Almanya’da yayımlattığında seneler 1867’yi gösterir.

Kızını görmek için gittiği Paris’te Paris Komünü’ne tanık olmuş, İngiltere’ye dönünce de Fransa’da İç Savaş (1871) adlı eserinde bu devrim denemesini değerlendirmiştir.

Kapital’i yazmayı sürdürürken, işçi partilileri programlarının oluşturulmasına da etkili biçimde katılan Marx; Alman, Fransız, Hollandalı, Belçikalı, Rus, ABD’li, İngiliz devrimcilerle örgütlenme çalışmasında bulunur.

Dühring’e karşı tartışmada Engels’i destekler ve Anti-Dühring’in (1878) bir bölümünde Engels’le çalıştıktan sonra hastalanır ve çalışmaları da büyük ölçüde yavaşlar.

Marx, 14 Mart 1883’te Londra’da hayata gözlerini yumar... 

* * * 

Üretim yapısı ve diyalektik materyalizm Marksist düşüncenin özünü oluşturur...

Karl Marx, toplumsal yapı kavramını üretim biçimi kavra­mına indirgemektedir. Toplumun yapısını altyapı ve üstyapı diye ikiye ayıran Marx’a göre üretim ilişkileri ve üretim güçleri altyapıyı meydana getirir. Top­lumdaki üretim ilişkilerinin bütünü aynı zamanda ekonomik yapıyı oluşturur. Toplumun ekonomik yapısı altyapı ile özdeştir.

Ekonomik karakterdeki üretim ilişkileri dışında kalan diğer sosyal, kültürel ve hukuksal ilişkiler toplumun üstyapısını meydana getirirler. Hukuksal ve siyasal üstyapı üretim ilişkilerine dayanarak yükselir ve biçimlenir. Toplumdaki egemen otorite yani devlet ekonomik bakımdan güçlü olan sınıfların elindedir.

Marx, insanların üretim gelirleriyle ilişkilerinin temeline göre sosyal sınıflara ayrıldıklarını söylemektedir. Bu üretim gelirlerine sahip olan ve bunları kontrol edenler, üretilen artık değeri tekelleştirme eğilimindedir. Feodalizmde bu üretim gelirleri derebeylerinin elindeydi ve onlar tarafından kontrol edilmekteydi. Bu sistem zamanla kapitalizmin yükselişine ve endüstrileşmeye yol açtı. Sonuçta toplumun alttaki üyeleri, emeklerini; yaşayabilmek için uygun ücretlerle fabrika sahiplerine sattılar.

Marx, ücretin emek-gücünün karşılığı olduğunu ve işgücüne ödenen değerin, bu işgücü tarafından yaratılan değerin altında olduğunu belirtir. Marx’a göre kapitalist birikimin ve eşitsizliğin kökeninde bu ilişki yatar.

* * *
5 Mayıs Karl Marx’ın 290. doğum yıldönümüydü...

Yeryüzüne çok derinden çıpa atmış olan bu düşünürü acaba ne kadar tanıyoruz?

‘Hiç tanımıyoruz’ dememek için size sunuyorum...


11.05.2008


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.

E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.