Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Süreli Yayınlar

 Prizma Yazıları Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca
 Infomag Yazıları Bloomberg Businessweek Yazıları
 Sabah Gazetesi Yazıları Sabah Gazetesi-Pazar Yazıları
 Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu  Türkiye'de İktidar Dergisi
 gazete360 Yazıları Özgür Düşünce Yazıları

 Süreli Yayınlar > Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca > İzlediğim tek asker...

İzlediğim tek asker...  

 

Sağlık raporları... Kutsal mekanlardaki gezi resimleri... Kısacası...

Askeri Şura öncesi medya üzerinden ölesiye sürdürülen ‘makam savaşları’ bir anda mayna oldu...

Neden? Çünkü durum netleşti, rakibi mübah sayılan her yolla eleyerek, bir üste terfi etme konusu, bir sonraki savaşa kadar donduruldu...

Ama ben bunlarla ilgili değilim...

Askeriyedeki terfi meselesi maalesef hala siyaset menüsünün ana yemeklerinden biri olsa da, ülkenin bu halden kurtulamamasından oldum bittim haz etmem...

Ama askeri şura ertesini büyüteçle izlemeyi uzmanlık haline getiren pek çoğu gibi benim de tüm terfilerini izlediğim bir asker var... 

***

Son terfii üç yıl önceye dayanmakta...

‘Günün gelişmelerinin içine gömülmüş kaldığım bir andı.

NTV televizyonunda Norveç Kraliyet Muhafızlarının Onursal Başkanlığı’na yükseltilen penguen Nils Olav’ı gördüm. Görünce de her şeyi unuttum. O haberin peşine düştüm.’

Birinci Körfez Savaşı’ndaki petrole bulanmış martı misali, birliğini teftiş eden penguen görüntüsü de benim hafızama kazındı.

Askeri birlik hazır olda...

Albaylığa terfi ettirilerek onursal komutan unvanını alan penguen Nils Olav, arkasındaki kalabalık maiyeti ile birlikte inanılmaz bir edayla bölüğü teftiş ediyor. En ufak bir ciddiyetsizlik yok. Zaten penguen albayın tavrı da bir ciddiyetsizliğe olanak tanımayacak kadar disiplinli.

O teftişi müthiş bir keyifle izledim.’ 

***

Geçen hafta...

Üç yıl aradan sonra Nils yeniden terfi etti...

‘Onursal Komutanlık’ rütbesine erişti...

Gelişmeyi bizim Star da verdi:

‘Norveç Kraliyet Muhafız Alayı, 1972’de alayın maskotu olan Nils Olav adlı penguene özel bir törenle onursal komutanlık rütbesi verdi.’

Kimi gazeteler ise rütbe konusunda ‘tercüme’ yanlışlığı yaptı...

Nils’in ‘onbaşılıktan onursal başçavuşluğa’ yükseldiğini yazdılar... 

***

İsterseniz Nils’e ait biraz daha bilgi vereyim...

Norveç ordusu bu rütbeyi bugüne kadar çok az sayıda kişiye layık gördü... Örneğin, Kral Harald...

Nils herhangi bir penguen de değil, imparator penguen cinsinden...



Ordunun penguenle münasebeti, 1961’de başladı. Norveç Kraliyet Muhafızları’na maskot arayan askerler, hayvanat bahçesini gezerken imparator penguenlerin bunun için biçilmiş kaftan olduğuna karar verdiler. Şunu da söyleyeyim. Norveç’in penguen adlı füzeleri de dünyaca ünlü...

1972’de ise askerler hayvanat bahçesinde bir imparator pengueni gözlerine kestirdi ve Nils Olav adını verdikleri hayvanı onbaşı rütbesiyle bünyelerine kattı. 

***

Nils’in albaylığa terfii beni çok duygulandırmıştı...

O zamanki hislerimi şöyle ifade etmeye devam etmiştim:

‘Norveç, 324 bin kilometrekare, beş milyon nüfuslu, yakın zamana kadar bizim kadar üreten, kişi başına gelir açısından dünyanın en önünde koşan bir refah ülkesi...

Yaşam standartları AB’nin de üzerinde olduğu için bu birliğe de mesafeli...

Romancıları, bestecileri, yaşam tarzı ile dünyanın çok bilinen bir ülkesi...

Ordusunun da az mevcuduna rağmen çok yüksek bir vurucu gücü olduğu söylenir.

Komplekssiz, kendine güvenli, sorunlarını çözmüş bir Baltık ülkesi...’ 

***

‘Bizim görüntümüz ciddi ama yaptığımız işlerin ciddiyeti pek yok.

Hiç kimse işini iyi yapmadığı için toplumdaki birbirine güvenme oranı yüzde iki... Şaka da bu nedenle yok, çünkü en büyük şaka, ciddi görüntünün ardındaki çürüklük.

Norveç’te durum bunun tam tersi...

Penguen’i albaylığa terfi ettirecek düzeyde bir şakalaşma hoşgörüsü var ama toplumun ve bireyin işini yapmasında bununla ters orantılı bir titizlik hakim.

Terfi eden penguenin birliği teftiş etme görüntüsü unutulmazdı.

O görüntü beni yakaladı.

Böyle bir görüntüye hiçbir zaman bizim topraklarımızda rastlayamayacağımızın burukluğu da iki toplum arasındaki farkları düşünmeme yol açtı. İçimi acıtarak.’ 

***

Gelelim bugüne...

Nils artık en üst makamda...

Onursal bir başkomutan...

Daha gidecek bir yer yok...

O halde, sizlerle Nils hakkında; canımı çok sıkan, hatta içimi bunaltan bir sırrı da paylaşmamın da önünde engel kalmadı:

Kraliyet Muhafız Birliği’nin fahri üyesi ve maskotu olan Nils Olav, gerçek Nils Olav değil, çünkü gerçek olanı 1987’de öldü.

Ancak Norveç ordusu pes etmedi ve aynı geleneği günümüze dek sürdürdü...


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.

E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.