Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Süreli Yayınlar

 Prizma Yazıları Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca
 Infomag Yazıları Bloomberg Businessweek Yazıları
 Sabah Gazetesi Yazıları Sabah Gazetesi-Pazar Yazıları
 Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu  Türkiye'de İktidar Dergisi
 gazete360 Yazıları Özgür Düşünce Yazıları

 Süreli Yayınlar > Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca > Hükümet darbesi nerede, nasıl yapılır?

Hükümet darbesi nerede, nasıl yapılır?   

 

Çağdaş... Demokratik...Gelişmiş ülkelerin hemen hemen tamamında ‘hükümet darbesi’ tamlaması neredeyse sözlüklerden silindi...

Örneğin, komşumuz Yunanistan’da Albaylar bunu 1967’de denediler, ömrü vefa edenler hala hapishanede çürümekte...

Başlık bizlere çok tanıdık gelse de...

Konuyu önce bir yazara, sonra da azımsanmayacak kadar darbe görmüş, üstelik de bizlere fark atacak olan Afrika’ya getirmek arzusundayım...

* * *

Hani, bazen, insanın diline bir şarkı yapışır da, kurtulamaz ya...

Son günlerde ben de ünlü İtalyan yazar Curzio Malaparte’den kurtulamıyorum...

Geçenlerde Malaparte’den, daha doğrusu onun 2’inci Dünya Savaşı’nı anlatan unutulmaz kitabı Kaputt’dan ‘Prizma’da söz etmiştim...

Bu sefer de aklıma kırk küsur yıl önce Varlık Yayınları’nın çevirip yayımladığı, daha sonra da farklı yayınevleri tarafından, farklı tarihlerde defalarca yayımlanan ama şimdilerde piyasalarda sırra kadem basmış Hükümet Darbesi Tekniği adlı kitabı geldi...

Madem ki Malaparte son zamanlarda ben adım attıkça, yanımda gelmekte, sizlere onu kısaca tanıtayım...

* * *

Curzio Malaparte’nin asıl adı Kurt Erich Suckert...

1898’de Prato/Toscana’da doğmuş...

1957’de Roma’da ölmüş...

Ansiklopediler onu İtalyan yazar olarak tanımlamakta...

Cicognini Koleji’ndeki öğrenimini yarıda bırakıp, 1914’de askere gitmiş... Savaşta yaralanmış...

1921’de Faşist Parti’ye yazılmış...

İki yıl İngiltere ve Fransa’da kalmış...

1928-1931 yılları arasında La Stampa’nın yönetmeni olmuş...

* * *

Malaparte’nin Hükümet Darbesi Tekniği kitabını yazmasından bu yana 77 yıl geçti...

Darbe teknikleri de değişti...

Tıpkı, Woody Allen’ın bir filminde, veznedara yazılı olarak ‘paraları verin’ pusulasını uzatarak soygun yapan soyguncu misali, dünya ‘telefonla darbe’yi de yaşadı...

Nerede mi?

Moritanya’da...

* * *

Moritanya, resmi adıyla Moritanya İslam Cumhuriyeti, bir kuzeybatı Afrika ülkesi...

Coğrafi yapısı itibarıyla düzlük bir ülke olan Moritanya dünyanın (Bolivya’dan sonra) 29’uncu büyük ülkesi... Mısır ile yaklaşık aynı büyüklükte... İsmi Berberi krallığı Mauretania’dan geliyor. Başkenti ve en büyük kenti Nouakchott, Atlantik kıyısında bulunmakta...

Etnik anlaşmazlıklar 1989’da yaşanan iç çatışmalarla doruk noktaya ulaşsa da o zamandan bu yana ülke yatışmış görünüyor.

Ama bu gene de 5 Ağustos 2008 tarihindeki askeri darbeyi engellemedi...

‘Moritanya’da darbe yapmak’ başlıklı makalesinde James Copnall şunları anlatıyor:

‘Moritanya’da darbe yapmak çok zor değil.

Yönetimi ele geçirebilmesi için General Muhammed Uld Abdülaziz’e üç telefon konuşması yetti.

Cumhurbaşkanlığı muhafızlarının başkanıysanız, adamlarınız tutuklayacakları cumhurbaşkanının yanı başındaysa ve daha önceki darbelere katıldıysanız işiniz kolaylaşıyor tabii.

General Abdülaziz’in adamları Cumhurbaşkanı Sidi Uld Şeyh Abdallahi’yi sessiz sedasız tutsak alıverdiler.

Askerler televizyon ve radyo istasyonlarına girip yayınlarını kestiler.’

* * *

‘Birkaç dakika sonra, Cumhurbaşkanı’nın kızı, kendisini tutsak alan kişilerden gizlemeyi başardığı cep telefonuyla basın yayın kuruluşlarını arayıp olan biteni anlattı.

General Abdülaziz, özgür ve adil olarak nitelenen ve Afrika’nın diğer bölgelerine örnek olarak gösterilen geçen yılki seçimlerde açıkça olmasa bile Cumhurbaşkanı Abdallahi’ye destek vermişti.

Bu yüzden General’in bir açıklaması olması gerekiyordu.’

* * *

‘Darbeci general, bunu yapması gerektiğini çünkü halk arasında daha çok ilk adıyla yanı Sidi diye anılan devrik başkanın ülkeyi felakete sürüklemekte olduğunu söyledi.

Tüm dünyada artan gıda fiyatları, bu çorak Afrika ülkesini zorda bırakmıştı. Moritanya, ülkede tüketilen gıda ürünlerinin yüzde 70’ini ithal ediyor.

Ayrıca bazı adam öldürme olayları yaşanmıştı. El Kaide’nin Kuzey Afrika kanadı tarafından düzenlendiğine inanılan bu saldırılar nedeniyle Paris-Dakar rallisi bu yıl iptal edildi.’

* * *

‘Ama General Abdülaziz’le görüştüğümde darbenin gerekçeleri arasında bunlardan hiçbirini saymadı.

Uzun boylu, pos bıyıklı, kolalı üniformalı general, günlerdir, öfke içindeki dünyaya pozisyonunu anlatmaya çalışmaktan yorulmuştu.

Darbe sonrasında Afrika Birliği Moritanya’nın üyeliğini askıya aldı. Amerika ve Fransa bazı yardım programlarını dondurdu.

General sorunun kökeninde Cumhurbaşkanı Abdallahi’nin diğer tepedeki üç generalle birlikte kendisini görevden alma kararının yattığını söyledi.’

* * *

‘Son 30 yılda 10’dan fazla darbe girişiminin ortaya koyduğu gerçekle herkes yüzleşmiş gibi: Moritanya’da asker iktidardan hiçbir zaman uzak olmayacak ve bunun için yapabilecek fazla bir şey de yok.’

Neden?

Sorsak, herhalde İngiliz muhabir James Copnall kendi kültürünün mizah anlayışına uygun bir şekilde...

Yani çok ciddi bir yüzle ve gülmeden bize şunu söyleyecektir:

‘Çünkü Moritanya’da telefonlar çalışıyor.’

* * *

Malaparte’den General Muhammed Uld Abdüzlaziz’e...

İtalya’dan Moritanya’ya...

Tanktan telefona...

Çağdaş ülkeler darbeciliği topraklarından kazımış iken; darbe, Moritanya’da hala bir telefon mesafesinde...


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.

E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.