Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Süreli Yayınlar

 Prizma Yazıları Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca
 Infomag Yazıları Bloomberg Businessweek Yazıları
 Sabah Gazetesi Yazıları Sabah Gazetesi-Pazar Yazıları
 Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu  Türkiye'de İktidar Dergisi
 gazete360 Yazıları Özgür Düşünce Yazıları

 Süreli Yayınlar > Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca > Sevdiğinizin öpücüğünü hissedebileceğiniz tişört...

Sevdiğinizin öpücüğünü hissedebileceğiniz tişört...  

 

Gelecekte eski şehirlerdeki evleri yenilemek çok pahalıya mal olacağından bunun yerine çok daha ucuza, enerji verimliliği olan yeni kentler inşa edilecek.

Bir insanın hayal edebileceği her yere, ormanların arasına, dağların zirvesine ya da ıssız adalara ev yapılabilecek.

Yeni kentlerde herkes için temiz hava, temiz su, sağlık merkezi, iyi besin, enformasyon ağı ve eğitim ortamı olacak.

Kültür ve sanat merkezleri, bilim laboratuarları, spor ve eğlence merkezleri yerleşim alanlarının yanı başında olacak. İnsanlar kendi hayat tarzlarını ve kişisel seçimlerini belirlemekte tamamen özgür bırakılacak.

Evler tamamen bireysel ihtiyaçlara göre istenilen materyalle ve istenilen şekilde inşa edilecek.’

* * *

‘Tarım alanında toprağa yerleştirilmiş elektronik sondalar topraktaki suyun, besin değerlerinin, toprağın durumunun otomatik olarak envanterini çıkarıp insan müdahalesine gerek kalmadan bu envantere uygun sulama ve gübrelemeyi yapacaklar. ***

Bu metot tüm bir sosyal sisteme uygulanabilir. Yani bilgisayarlar yardımıyla, sosyal ve çevresel sorunların ihtiyaca en uygun ve en insani yöntemlerle nasıl çözülebileceği bulunabilir.

Bu da devletin görevi olur.

Bu potansiyel sağlanırsa, siyasi kararların güç ve çıkar odaklı alınmasının da önüne geçilebilir.

Özellikle maddi bolluğun kıtlığı ortadan kaldıracağı yüksek enerjili bir medeniyette yapay zekálar sayesinde paranın da bir önemi kalmayabilir. ‘

* * *

Bunları kim söylüyor?

1916 doğumlu...

Endüstri mühendisi...

Mimari tasarımcı...

Toplum mühendisi...

Fütürist ve düşünür...

Günümüzün Leonardo Da Vinci’si olarak anılan Jacque Fresco...

Jacque Fresco, 1930’lardaki Büyük Kriz sonrasında...

Sosyal bilincin şekillenmeye başlamasıyla; sahip olduğumuz bilgiyi doğru kullandığımızda kurabileceğimiz yeni dünya uygarlığının nasıl olabileceğini tasarlıyor.

* * *

Yeni Dünya Uygarlığı?

Fresco, insanlığın karşı karşıya olduğu problemlerin ve gelecek endişelerinin artık, ‘kıtlık temelli’ sistem ve yaklaşımlarla çözülemeyeceğini savunuyor.

Açlık, fakirlik, savaş gibi büyük insanlık sorunlarının kabul edilemez ve engellenebilir olduğuna inanan bir kültürün temelden inşasını öneriyor.

Fresco, ‘var olan global ve sosyal problemlere gerçekten son vermek istiyorsak, dünyayı ve kaynaklarını tüm insanlığın ortak mirası olarak kabul etmeliyiz’ diyor...

* * *

Yeni Dünya Uygarlığı’nı kim kuracak?

Fütüristler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Tarhan’a göre nanoteknoloji...

‘Nano Yunanca’dan gelen bir kelime olup ‘cüce’ anlamına geliyor.

Ve bilimde kullanıldığında ‘milyarda bir küçültmek’ demek...

Düşünün herhangi bir ünite milyarda bir değil de binlerce defa küçüldüğünde o şeyle biz neler yapabiliriz ve bunu mesela sağlıkta kullandığımızda ne kadar faydalı şeyler üretebiliriz.

Sevdiğinizin öpücüğünü hissedebileceğiniz tişörtte o nanoteknoloji döneminin bir ürünü olacak...

Tüm bunlara baktığımız zaman gerçekten çok heyecanlı bir gelecek kurgulamamız mümkün.’

* * *

Heyecanlı bir gelecek?

‘Teknoloji insanlarla hızla yer değiştiriyor.

Makinelerle kol kola yaşamaya başladık.

Robot demek illa uzaydan gelen makineler demek değil. Örneğin ATM’ler birer robot, internet bağlantısıyla yapılan işler de robotlar tarafından yapılıyor. Çok akıllı makinelerle çalışıyoruz ve bunlar giderek akıllanacaklar. O zaman insanlarla yer değiştirecekler.

Şu anda insanlar, robot gibi çalışıyorlar, mutsuzlar. Yerlerini robotlara bırakınca daha az para kazanacaklar, daha az para harcayacaklar. Para yavaş yavaş insanlar için önemini yitirecek.

Bugünkü kurguda iş ortamlarında insan ihtiyacı sürekli azalacak. Bütün bilgisayarlarda yapılan hesaplama, karar, raporlama, iletişim gibi işler tamamen makinelere teslim edilecek.

Tarımdan sanayiye geçildiğinde tarım işçileri yok oldu.

Sanayiden bilgi toplumuna geçildiğinde mavi yakalılar, beyaz yakalılar ortaya çıktı.

Mavi yakalılar gittikçe azaldı, şimdi işleri robotlara bırakma zamanı.

Sibernasyonda artık yaka rengi değil, resmen insanlarla makineler yer değiştirecekler. Bu insanlara ilk etapta, eyvah işsiz mi kalacağım, aç mı kalacağım korkusu veriyor.

Ama tüm sosyal sistemler değişecek.

İnsanlar rekabetçi yaşam tarzından paylaşımcı olmaya geçecekler.

Şimdiye kadarki kapitalist düzen, bu yaşam modeli rekabete dayalıydı. Şimdi farklı bir yoldayız.’

* * *

Bunlar nereden mi çıktı?

Geçtiğimiz cuma günü İstanbul’da Türkiye’nin ilk Fütüristler Zirvesi vardı...

92 yaşındaki Fresco da Fütüristler Zirvesi’nin onur konuğuydu...

Şimdiki çok parlak olmasa da, fütüristlere göre bizi çok daha iyi bir hayat beklemekte...

Sıkın biraz dişinizi...


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.

E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.