Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Süreli Yayınlar

 Prizma Yazıları Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca
 Infomag Yazıları Bloomberg Businessweek Yazıları
 Sabah Gazetesi Yazıları Sabah Gazetesi-Pazar Yazıları
 Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu  Türkiye'de İktidar Dergisi
 gazete360 Yazıları Özgür Düşünce Yazıları

 Süreli Yayınlar > Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca > Evrende yaşıyorsun, onu keşfet

Evrende yaşıyorsun, onu keşfet  

 

Galileo Galilei’nin teleskopu gökyüzüne doğru yöneltmesinin üzerinden 400 yıl geçmiş...

Bu, evrenin araştırılması için yakılan ilk ateş olarak kabul edilmekte...

Bugün ise uzay araştırmaları...

‘Araştırmaların ışık ya da toz nedeniyle sekteye uğramaması için’ dağlara ya da çöllere kurulan devasa boyutlardaki teleskoplarla yapılıyor...

***

Alman Max-Planck Enstitüsü’nün...

Garching’deki Fizik Bölümü Başkanı Reinhard Genzel’le geçenlerde yapılan bir röportaja rastladım...

‘Gökyüzü’ dediğimiz o ‘insanlık bilmecesini’ hangi oranda çözüp, çözemediğimiz konusunda bir bilánço yapmaktaydı...

Ne ki ilk cümlesi gene de çok umut verici gözükmedi, çünkü:

‘Ölçümler geçtiğimiz yıllarda büyük netlik kazandı, ancak yine de olan biten pek çok şey hakkında bilgi sahibi değiliz’ diyordu... 

* * * 

Neden fazla bilgi sahibi değiliz?

Genzel’in bu soruya cevabı şu:

‘Madde var, enerji de var.

Yıldızlarda gördüğümüz bundan çok daha büyük, ancak ışın saçmıyor.

Bu da evrendeki maddenin bizim bildiğimizden farklı bir vasıfta olduğu şeklinde yorumlandı.

Ancak henüz bu sırrı çözmeyi başaramadık.’

Evrendeki maddeler denince...

İnsanın zihni bir anda ufuksal bir vites değiştiriyor...

İnsanlığın bugün geldiği noktada fizik bilimi ‘evrendeki maddenin yapısını’ tam bilemiyor...

Bu, bizim bildiğimiz bir madde mi, yoksa ‘farklı vasıfta’ bir madde mi?

* * *

Eğer bu soru sizi ilgilendiriyor ise...

Yavaş yavaş uzay üzerine geliştirilen teorilere merak sarmaya başlıyorsunuz...

Örneğin, evrendeki mizacını çok da bilmediğimiz maddelere ‘karanlık maddeler’ denmekte...

Ve karanlık maddelerin oluşturduğu ‘kara delikler’...

Şimdilerde bilim adamlarının bir tez üzerinde durduğu söyleniyor:

‘Kara delikler yayılıyor, üstelik tahmin edilenden çok daha büyük bir hızla.

Peki, bu acaba kara enerji sayesinde mi?’

Kara madde...

Kara enerji...

Kara delik...

Genzel, kara delikler konusunda uzman bir bilim adamı.

Ve ‘kara enerji’ mi sorusunu, gene hepimizi bilimsel şüpheciliğe gizlice davet eden bir yaklaşımla, şöyle yanıtlıyor:

‘Bir patlama olduğunda, kütlenin parçaları dağılıyor ve kütlenin içindeki yer çekimi patlamanın enerjisini azaltıyor, ancak bu varsayımın doğru olduğu kuşku götürür.

Şu anda bu olgu, ‘hava boşluğunda büyük ölçekte bir enerji olduğu’ şeklinde yorumlanıyor.

Ancak bu teorinin doğru olup, olmadığını şimdilik bilmiyoruz, bu da konuyu daha heyecanlı hale getiriyor.’

H H H

Peki, yerkürenin de bulunduğu Samanyolu’nda durum nasıl?

Uzayda hayat var mı, varsa insanlar bunu keşfedebilecek mi?

Reinhard Genzel, güneş sistemi dışında 300 gezegen daha olduğunun kanıtlandığını hatırlatıyor...

Ama...

‘Bu gezegenlerde hayat olup olmadığını bilebilmek için en az bir insan hayatı kadar daha zamana ihtiyacımız olduğunu’ gene o söylüyor...

* * *

2009 yılının...

Beşinci haftasında...

Neden ‘evren’e’ ya da ‘gökyüzü’ne’ tezgáh açtım?

Çünkü...

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO...

2009’u ‘Uluslararası Astronomi Yılı’ ilan etti.

Hatta...

Biz yeterince ilgi göstermedik ama...

‘Evrende yaşıyorsun, onu keşfet’ sloganıyla ‘Astronomi Yılı’nın açılışı, geçen hafta UNESCO’nun merkezi Paris’te yapıldı.

* * *

Uluslararası Astronomi Birliği Başkanı Catherine Cesarsky açılışta, ‘Uluslararası Astronomi Yılı ile insanların uzaya ilgi ve hayranlık duymasını sağlamak istiyoruz; içinde yaşadığımız uzaydaki bütün bu harika şeyleri yeni yeni keşfediyoruz. Bunu kendimize saklamamalı, başkalarıyla paylaşmalıyız’ diye konuştu.

Zaten UNESCO da yıldızların dünyasına olan ilgiyi artırmayı ve araştırma faaliyetlerini hızlandırmayı amaçlıyor...

Astronomi Yılı boyunca pek çok etkinlik yapılacakmış...

Öğretmenlere Galileo seminerleri...

Öğrencilere teleskopla yıldızları inceleme, araştırma yapma olanağı tanıyan internet oyunları gibi...

Uluslararası Astronomi Birliği, Astronomi Yılı dolayısıyla bir internet sitesi de hazırlamış...

* * *

Kara delikler uzmanı Genzel ‘Astronomi Yılı’ için ne diyor?

‘Bence fiziğin bütün öğrencilerin kaçtığı, sıkıcı, kuru bir bilim dalı olmadığını açıklamak hiç de fena olmaz.

Gençlere fiziğin astronomi gibi, hemen herkesin ilgisini çeken tarafları olduğunu anlatmak çok önemli’ diyor.

Evrende yaşıyoruz ama pek de bir şey bilmiyoruz...

Üstelik astronomi en eski bilim dalı...

Gözünüzü gökyüzüne kaldırın...

Evren’i merak ediyor musunuz?

O halde ‘2009 Astronomi Yılı’nın peşine siz de hemen düşün...


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.

E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.