Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Süreli Yayınlar

 Prizma Yazıları Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca
 Infomag Yazıları Bloomberg Businessweek Yazıları
 Sabah Gazetesi Yazıları Sabah Gazetesi-Pazar Yazıları
 Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu  Türkiye'de İktidar Dergisi
 gazete360 Yazıları Özgür Düşünce Yazıları

 Süreli Yayınlar > Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca > Hiçbiryeristan ve Pan-Hümanizm...

Hiçbiryeristan ve Pan-Hümanizm...  

 

Geçen hafta yayınladığım ‘Küreselleşmenin yeni ideolojisi: Pan-Hümanizm’ başlıklı yazım, doğrusu beni de şaşırtan ölçüde büyük bir ilgi gördü...

O yazıyı ‘Pan-Hümanizm kavramını hatırlatmayalı epey olduğu’ için yeniden gündeme getirmiş, yeniden analım istemiştim...

Meğer tam isabetmiş...

Bu ilgiyi görünce ‘Pan-Hümanizm’ kavramında bu hafta da demir atmanın isabetli olacağını düşündüm... 

*** 

‘Küreselleşme, can acıtıcı eşitsizliklere, türlü zorluklara, derin krizlere rağmen ‘insan odaklı’ bir dünyaya doğru yol alıyor...

Din diye, ırk diye, mezhep diye çıldıranlara da ‘insanı, yalnızca insanı’ esas ve temel değer alan ‘Pan-Hümanizmi’ sunuyor...

Kısacası, insanlığın ‘insanı’ yeniden keşfettiği yeniçağa yakışan bir ideoloji Pan-Hümanizm.’ 

* * * 

Birleşmiş Milletler’in ‘Hiçbiryeristan’ adlı bir orkestrası var...

Hiçbiryeristan Orkestrası’nın müzisyenleri dünyanın dört bir yanından gelip birleşmişler.

Ben bunu biraz da ‘Pan-Hümanizm’in sese gelmiş hali olarak algılıyorum...

Çünkü...

Orkestranın üyeleri kendi felsefelerini şöyle tanımlıyor:

‘Sınırlarımız yok, ordularımız yok, savaşlarımız yok.’ 

* * * 

Gerçekten de uzayın sonsuzluğunda kaybolmuş gibi duran minicik bir güneş sisteminin on gezegeninden bir tanesinde altı milyar insan olarak yaşamaktayız.

Ancak üzerinde yaşadığımız gezegenin evrende kapladığı toz zerresi kadar bile olmayan yerinin farkında olmadığımız gibi, yerküre üzerindeki yaşam alanımızı da sınırlar ile ırklar ile dinler ile bölmeye, yaşam alanını biraz daha daraltıp beyinlerimizi de garip düşmanlıklara tutsak etmeye bayılıyoruz.

Neyse ki müzik bunun dışında...

O, yerküreyi ‘insan odaklı’ bir kasırga ile kaplayıveriyor. Türün hayranları birbirleriyle hiçbir önyargının esiri olmadan kaynaşıyor.

* * *

Dünyaya bir bütün olarak bakan ve insanın kutsallığını en birinci hareket noktası kabul eden bir anlayış da küreselleşme ile birlikte ivme kazanıyor.

Rönesans’ın ideolojisi olan ve ‘insanı en üst değer’ kabul eden hümanizm, şimdi yeryüzünün değişim çilesine rağmen yeniden ‘Pan-Hümanizm’ olarak geri dönmekte...

Pan-Hümanizm, ‘Hiçbiryeristan Orkestrası’nın kelimelere dönüşmüş hali...

Pan-Hümanistler’in yayınladığı bir manifesto var...

Giriş bölümü şöyle:

‘Hümanistler bu dönemin ve bu yüzyılın kadınları ve erkekleridir.

Hümanistler daha önceki tarihi hümanizmi tanırlar ve sadece günümüzde merkez teşkil eden kültürlerden değil, değişik kültürlerin katkılarından da ilham alırlar.

Dahası bu yüzyıl ve binyılı geride bırakmış ve kendileri yeni bir dünyada yaşamaya başlamışlardır.

Hümanistler geçmişlerinin çok uzun olduğunu ve geleceklerinin daha da uzun olacağını hissederler.

Geleceklerinde bugünün genel sorunlarının çözülmesi için çabalamayı düşünürler.

Hümanistler iyimserdirler, özgürlük ve sosyal ilerlemeye inanırlar.

Hümanistler, uluslararasıcıdırlar ve evrensel bir insan devletini arzu ederler. Dünyayı, global olarak yaşayabildikleri ve hareket edebilecekleri bir yer olarak kavrarlar. Tek biçimli bir dünya istemezler, içinde çeşitliliklerin olduğu bir dünya isterler. Çeşitlilik ile kastedilen, çeşitli etniklikler, diller ve görenekler, çeşitli fikirler ve özlemler, çeşitli inançlar, din tanımazlık veya dinler ve çalışmak ve yaratıcılıkla ilgili çeşitliliklerdir. Hümanistler efendiler istemezler ne patron ne de lider isterler ne de kendilerini başkasının patronu veya efendisi olarak görmek isterler. Hümanistler ne bir merkezileştirilmiş devlet ne de onun yerini tutacak başka bir yapı istemezler. Hümanistler ne polis ne ordu ne de silahlı çeteler görmek isterler. Bununla beraber, hümanistlerin özlemleri ile bugünün dünya gerçekleri arasında bir duvar yükselmektedir. Artık bu duvarı yıkmanın zamanı gelmiştir. Bunun için dünyadaki tüm hümanistlerin birleşmesi zaruridir.’

Bu pazar sabahı, ister ‘Hiçbiryeristan Orkestrası’nın müziklerini dinleyin, isterseniz de ‘Pan-Hümanizm Deklarasyonu’nu okuyun...

Ya da hem müziği dinleyin hem manifestoyu okuyun... Göreceksiniz çok uyumlu bir ‘söz ve müzik’ yaratmış olacaksınız...


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.

E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.