Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Süreli Yayınlar

 Prizma Yazıları Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca
 Infomag Yazıları Bloomberg Businessweek Yazıları
 Sabah Gazetesi Yazıları Sabah Gazetesi-Pazar Yazıları
 Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu  Türkiye'de İktidar Dergisi
 gazete360 Yazıları Özgür Düşünce Yazıları

 Süreli Yayınlar > Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca > Mersin Ağaçları...

Mersin Ağaçları...  

Romantik ezgilerin içinden sessizce süzülüverdim... Çünkü bunalmıştım.

‘Akla’ yabani, ‘duyarlılığa’ lakayıt bir toplumsal resmi en azından bugün seyretmek istemiyordum. 

* * * 

Uzun bir bahçeyi aştım.

Endenich Akıl Hastanesi’nin sakin gölgeliğinde kayboldum.

Buraya geldiğime göre yıl 1854 olmalıydı.

Müzik çalmaya devam ediyordu.

Ben ‘Clara’nın aşığı’ ile eski bir acıyı paylaşmak istiyordum. 

*** 

Yol boyunca dinlediğim ‘lied’leri Schumann, Clara için bestelemişti.

Ama şimdi yalnızdı.

Son zamanlarda ‘bazı sesler’ duymaya başladığı için 4 Mart’tan beri buradaydı.

Neler yaşayacağını o bilmiyordu ama ben biliyordum.

* * *

Bir süre Clara ve bazı yakın dostlarıyla sadece mektuplaşacaktı.

Yaşamının geri kalan kısmında iki kişi tarafından ziyaret edilecekti.

Birisi Brahms’dı, diğeri ise genç kemancı Joseph Joachmin...

Ömrünü uğruna cömertçe adadığı Clara ise artık sonunun iyice yaklaştığı 27 Temmuz 1856’da buraya gelecekti.

Neredeyse benden iki buçuk yıl sonra...

* * *

Schumann da zaten o ziyaretten iki gün sonra ölecekti.

Henüz 46 yaşındaydı.

Clara’ya 26 yaşında áşık olmuştu. Önce nişanlanmışlardı.

Sonra 1 Ocak 1836 yılında nişan bozulmuştu.

On altı ay büyük bir yalnızlık yaşamış, umutsuzluğunu piyanolara dökmüştü.

Clara yeniden ona dönmüştü daha sonra. 13 Eylül 1837’de Clara’yı babasından istemişti. 

* * * 

Clara.

O da piyanist ve besteciydi...

Schumann’dan dokuz yaş küçüktü ama kırk yıl daha fazla yaşadı...

16 yaşına geldiğinde ‘üstün yetenekli çocuk’ olarak bütün Avrupa’ya adını duyurmuştu...

Piyanoya başladığında beş yaşındaydı.

Viyana’daki ‘Müzik Dostları Derneği’ne seçildiğinde yirmisinde bile değildi. 

* * * 

Schumann’ın evlenme isteğine, Clara’nın babası ne ‘evet’ dedi, ne de ‘hayır’...

Daha çok para kazanması ve daha az içki içmesi isteniyordu...

Bunları zorlanarak aştı. 12 Eylül 1840’da Clara ile evlenebildi.

Kendisi 30, eşi 21 yaşındaydı. 

* * * 

12 yıldır ihmal ettiği solo şarkılarına geri döndü.

Ünlenen tüm yapıtlarını bu sırada, 1840’da Şubat ile Aralık ayları arasında besteledi.

‘Mersin Ağaçları’ o bestelerdendi...

‘Şairin Aşkı’ o bestelerdendi...

‘Kadın Aşkı ve Yaşam’ o bestelerdendi... 

* * * 

‘Mart 2009 Türkiyesi’ni bırakıp, ‘Mart 1854 Almanyası’na dönmüştüm...

Bonn yakınlarındaki bu hastanede Schumann’ın odasını arıyordum...

Rastlarsam ne anlatacağımı biliyordum.

Piyanoyu karısından daha kötü çalmasının hiç de önemli olmadığını, bütün dünyanın onun bestelerini hálá coşkuyla dinlediğini söyleyecektim. Belki Mehveş Emeç’in son CD’sini dinleyecektik birlikte.

Kısa bir mutluluk döneminin ardından Schumann kendi kendisiyle uğraşmaya başlayacaktı...

Leipzig Konservatuarı’nda profesörlük ona uygun gelmeyecekti...

Orkestra şefliğinde ise kendini beğenmeyecekti...

Depresyonlar dönemi başlıyordu. 

* * * 

Ruh sağlığı düzelir gibi olunca, bu kez ‘işitme sinirinde’ sorun çıktı.

Yirmi yaşında da sağ elinin bir parmağı kazaya uğramış ve virtüözlük umudu yitip gitmişti.

Bu yüzden tümüyle besteciliğe yönelmişti. 

* * * 

Bazen böyle olur...

Bunalırsınız...

Bir radyo istasyonundaki Schumann’ın ‘lied’leri peşinden süzülürsünüz.

Yaratıcılıktan ve duyarlıktan yoksun bir toplumsal hercümerci geride bırakıp kaybolursunuz.

Tarihler 1854’ü gösterir.

Yer Bonn yakınlarıdır...

Schumann yalnız Clara ise uzaktadır.


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.

E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.