Site İçi Arama

KENT DİNDARLIĞI

İslamiyet hoşgörü ve iyilik telkin ederken, Şeyh Galib’den Taliban’a nasıl geldi? Kaybedilen bu düzlemin sebepleri tam olarak neler? Dindarlık kır ile kent arasında ne gibi değişikliklere uğradı? Halen uğramaya devam ediyor mu? Çağın gerektirdiği gibi bir Müslümanlık yaşamak mümkün mü? Değilse, neden mümkün değil? Bu ve bunun gibi mühim sorulara yanıt arıyor Mehmet Altan. Güncelliğini uzun zaman koruyacağa benziyor dindarlığın boyutları da...Devamı...


 

Süreli Yayınlar

 Prizma Yazıları Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca
 Infomag Yazıları Bloomberg Businessweek Yazıları
 Sabah Gazetesi Yazıları Sabah Gazetesi-Pazar Yazıları
 Mehmet Altan-Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu  Türkiye'de İktidar Dergisi
 gazete360 Yazıları Özgür Düşünce Yazıları

 Süreli Yayınlar > Star Pazar Yazıları - Kanatlı Karınca > Kudüs’ü görmek ister miydiniz?

Kudüs’ü görmek ister miydiniz?  

Neden Kudüs?’ diye sorabilirsiniz.Çünkü... ‘Kudüs: İnsanlığın ortak projesi...’

Okuyalım:

‘Kudüs, 6 bin yıllık tarihin adıdır. Bu, Kudüs’ü dünya üzerindeki en eski şehirlerden biri yapar. Kudüs, üç İbrahimi din için özel ve kutsal şehirdir. M.Ö. 10. yüzyıldan bu yana Museviliğin en kutsal şehri ve ruhani merkezidir. Aynı zamanda şehir Hıristiyanlık için tarihin başladığı ve biteceği yerdir. Müslümanlar için de Mekke ve Medine’den sonra üçüncü kutsal mekánın bulunduğu şehirdir. ***

Kudüs’ün sur içinde kalan bölümü Eski Şehir olarak anılmaktadır. Kudüs’ün Eski Kent bölgesinde 220 dinî mekán bulunuyor. Kentin en göze çarpan yapısı olan surlarını, Kanuni Sultan Süleyman, 1538-1540 yılları arasında, Haçlılar dönemine ait kalıntıların üzerine yaptırmış.

7. yüzyılın sonlarında yapılan Kubbetü’s-Sahra’nın ve Mescid-i Aksa’nın bulunduğu yere Harem-i Şerif deniyor. Ağlama Duvarı ise Harem-i Şerif’i çevreleyen duvarın bir parçası. Hz. Süleyman’ın yaptırdığı Kudüs Tapınağı’nın tek kalıntısı olan Ağlama Duvarı, Musevilerin kutsal saydığı dua ve hac yeri.

Kudüs’ün paylaşılamamasının temelinde, yerleşim bölgelerinin yani Müslüman, Hıristiyan ve Musevi mahalleleri ile kutsal mekánların birbirlerinden net çizgilerle ayrılamıyor olmasında yatıyor. Bu kutsal köşenin denetimini ele geçirmek için mücadele hem yeraltında hem de üstünde hala sürüyor. İsrailliler, tapınağın kalıntılarına ulaşmak için Harem-i Şerif’in altında tüneller kazmakta ısrar ediyor. Böylece anlaşmazlık hem yatay eksende hem de dikey eksende çok katmanlı bir boyut kazanıyor. Ayrıca bir dinin kutsal mekánları, diğer iki din için de kutsal sayılıyor.

Bugün şehirdeki dört mahalleli bölünme (Müslüman, Hıristiyan, Ermeni ve Yahudi mahalleleri) temelde bu kutsal mekánların etrafında örgütleniyor. Ağlama Duvarı’nın Mescid-i Aksa’nın batı duvarında olması ve Kamame Kilisesi’ne giden Hıristiyan Haç Rotası (Via Dolorosa)’nın yine Mescid-i Aksa’nın kuzey sınırından geçmesi, mahallelerin neden içiçe olduklarını ve paylaşım meselesinin Mescid-i Aksa’yı üzerinde taşıyan Harem-i Şerif (Mabed Tepesi)’te kilitlendiğini daha iyi anlatıyor. Bu nedenle Yahudiler Harem-i Şerif’ten bahsederken Kudüs’ün Kalbinin Kalbi anlamına gelen ‘Lev libo sel Yeruşalim’ diyorlar.

Kudüs’te önemli sayıda Hıristiyan topluluk da yaşıyor. Hz. İsa’nın, Romalılar tarafından, sırtında tahta haç, Via Dolorosa (Hıristiyan Haç Rotası) boyunca yürütüldükten sonra çarmıha gerildiği yerde bulunan Kutsal Mezar Kilisesi, Hz. Meryem’in anne ve babasının oturduğu evin yerine yapılan St. Anna Kilisesi, Rus ve Yunan Ortodoksların kilisesi, şehirdeki Hıristiyan topluluğunun farklı mezheplerini temsil ediyor.

Kudüs, ilk yerleşimden itibaren Salem, Yerushalayim, Yerusalim, Hierusalem, Ursalem, Yebus, Sion, Ir-Davud, Ilya, Medinetü Beyti’l-Mukaddes, Beytü’l-Makdis, Daru’s-Salem, el-Kuds vb. isimlerini aldı. Kudüs’ün almış olduğu bu isimlerin büyük çoğunluğunda ortak anlam ekseni ‘barış’ ve ‘kutsal’ kelimelerine dayanmaktadır. Ancak Kudüs, tarih boyunca kutsallık vasfını korumuşsa da barışı (İslam hákimiyeti ve özellikle Osmanlı Dönemi hariç) hiçbir zaman sağlayamamıştır. O gözyaşı ve zulmün şehri olmuştur.’ 

* * * 

Tabii Kudüs olmasının bir ikinci nedeni daha var...

Geçen 18 Mayıs’ta şöyle yazmıştım:

‘Hep rüyamdır...

İstanbul halkının müzelerle samimi ve sıcak bir ilişki kurduğu...

Kenti tüm geçmişini sindirerek sahiplendiği...

İnsanlık álemiyle İstanbul üzerinden muhabbete giriştiği bir rüya bu... İsterim ki, İstanbullar bugün para pul derdine de takılmadan akın akın müzelere yollansalar...

Kentle sarmaş dolaş olsalar...

O yaşadıkları kentin gizli çekmecelerindeki fettanlıklarını görseler...Bu kentin yaşanmışlığını, derinliğini kendi yaşamlarına katsalar...’ 

* * * 

‘18 Mayıs...

Dünya Müzeler Günü...

İstanbul’un Müzeleri Harun Reşit Hazinesi gibi ortalıkta duruyor...

Yeter ki bu Pazar günü elinizi uzatın, oraları bir tavaf edin...

Bakın nasıl büyük bir değişimin büyüsü ortalığı sarıverecek...’ 

* * * 

O yazıda şöyle bir paragraf daha vardı: ‘Müzeler Günü’nde sokağa çıkamayanlar için ise internet var...

Topkapı Sarayı’nın sanallaştırılması projesi kapsamında Topkapı Sarayı Harem bölümü internet üzerinden 360 derece panoramik olarak sanal geziye açılmıştı...

www.360tr.com web sitesinden Topkapı Harem bölümünü gezebiliyorsunuz. Ayrıca sitede Ayasofya Müzesi, Mevlana Müzesi, Bodrum Sualtı Arkeoloji müzesi gibi başka tarihi mekánları da sanal olarak dolaşabilirsiniz.

Ama diğer müzeler için böyle bir imkán yok...’ 

* * * 

Aradan bir yıl geçti...

‘Müzeler Günü’nde yeniden www.360.com sitesine girdim.

Baktım epey yol alınmış...

Ve Kudüs de listeye eklenmiş.

Dolanıp durdum...

Bana biri sorsa ‘Müzeler Günü neredeydin?’ Cevabım hazır:

‘Kudüs’teydim...’ 

* * * 

Bugün Pazar...

Gecikerek de olsa, siz de Müzeler Günü’nü Kudüs’te ya da bilumum yurt içi tarihi mekánlarda kutlayabilirsiniz...

Öyle ise, buyurun tıklayın...

İyi seyahatler...


Bu bölümdeki diğer içerikler için tıklayınız.

E-posta : info@mehmetaltan.com

VB#Turk Yazılım ve Bilgisayar desteği ile sizlere ulaşmaktadır.